Erhan Ertürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, göreve geldiklerinde klasik kürek branşında sınırlı sayıda kulübün faaliyet gösterdiğini, önceliklerinin altyapıyı genişletmek ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmak olduğunu ifade etti.
Göreve başladıklarında klasik kürekte 17 kulübün bulunduğunu, bunların 12'sinin aktif olarak yarışlara katıldığını aktaran Ertürk, bugün kulüp sayısının 170'e ulaştığını dile getirdi.
"Her ilde kulüp kurmaya çalışıyoruz." diyen Ertürk, sporcu havuzunun genişlemesiyle daha fazla yetenek keşfetmeye çalıştıklarını belirterek, "Böyle elek büyük olunca alttaki malzeme de büyük oluyor. Daha çok cevher yakalamaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Sıfırdan bir sistem kurduk"
Altyapı çalışmalarına büyük önem verdiklerini anlatan Ertürk, gençler ve 23 yaş altı kategorilerinde elde edilen uluslararası başarıların uygulanan sistemin sonuçlarını göstermeye başladığını söyledi.
Sıfırdan bir sistem kurduklarını aktaran Ertürk, "Önce gençler, Avrupa ve dünya şampiyonalarında altın madalyalar aldı. Çocuklarımız sonra büyüdü, 23 yaş altında hem Avrupa'da hem dünyada şampiyon olduk." diye konuştu.
Gelecek hedeflerinin büyük olduğunu vurgulayan Ertürk, "2028 Olimpiyatları'nda geniş bir katılım yakalamak, 2032'de ise bayrağımızı göndere çektirmek istiyoruz. Amacımız kürekte ilk olimpiyat madalyasını Türkiye'ye getirmek." ifadelerini kullandı.
"İlk kez tarihimizde 100. yılda bir parkurumuz oldu"
Türkiye'nin uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu standartlara uygun kürek parkurunun Edirne'de hizmete girdiğini belirten Erhan Ertürk, tesisleşme konusunda önemli bir adım attıklarını dile getirdi.
Edirne'deki "100. Yıl Parkuru"nda Avrupa ve Balkan şampiyonalarının yanı sıra uluslararası organizasyonlar düzenlediklerini belirten Ertürk, "Yüz yıldır en büyük ihtiyaç, her başkan adayı 'parkur yapacağım' vaadiyle gelir. Sonra gider. İlk kez tarihimizde 100. yılda bir parkurumuz oldu." dedi.
Antalya'da Avrupa, Balkan ve büyükler dünya şampiyonalarına ev sahipliği yaptıklarını aktaran Ertürk, "En üst nokta odur zaten. Çok güzel bir yarış oldu. Şu an herkes çok mutlu ve sürekli yarışları bize vermeye çalışıyorlar." ifadelerini kullandı.
"Yaklaşık 3 bin lisanslı sporcumuz var"
Kürek branşındaki büyümeyle birlikte antrenör ihtiyacının da arttığını belirten Ertürk, sporcu ve kulüp sayısındaki artışa antrenör sayısının aynı hızda yetişemediğini söyledi.
Federasyon olarak sürekli antrenör kursları düzenlediklerini aktaran Ertürk, küreğin su üzerinde yapılan bir branş olması nedeniyle eğitim ve güvenlik konularına özel önem verdiklerini ifade etti.
Yaklaşık 3 bin lisanslı sporcularının olduğunu kaydeden Ertürk, "Bu sayı daha da artacak. Ancak hem kalitenin hem de rakamın artması lazım. Sadece lisans çıkarmak değil amacımız. Biz gerçekten uluslararası alanda yarışmacı, bu spora değer katabilen, bu sporu güzel temsil edebilen insanların lisanslı olmasını istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
"Sporcularımızın donanımlı yetişmesini istiyoruz"
Milli takım sporcularının sportif başarının yanı sıra eğitim ve sosyal alanlarda da gelişmesini önemsediklerini belirten Ertürk, milli takım kamplarında İngilizce ve sosyal medya eğitimleri verdiklerini söyledi.
Ertürk, "Milli takımımızın tamamına İngilizce kursu aldırdık. Sosyal medya kullanım dersleri aldırıyoruz milli takım kamplarında. Bu çocukların hayatının büyük bölümü buradan geçerken bazı şeylerden geri kalıyorlar. Bunu bizim tamamlamamız lazım." ifadelerini kullandı.
"Kendi öz kaynaklarıyla kendini finanse eden federasyon istiyorum"
Federasyon başkanlığı görevini bıraktığında sürdürülebilir bir yapı bırakmak istediğini belirten Ertürk, ikinci parkur ve farklı projeler üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.
Temel hedeflerinden birinin federasyonu kendi kaynaklarıyla ayakta durabilen bir yapıya kavuşturmak olduğunu ifade eden Ertürk, "Kesinlikle hiçbir gelire ihtiyaç duymadan kendi öz kaynaklarıyla tamamen kendini finanse edebilen bir federasyon istiyorum. Benden sonra gelenler bu sıkıntıları çekmesin ve kimsenin sırtına da kambur olmayalım. Bizim bunu finansal olarak bir sonraki nesile bırakmamız lazım." diye konuştu.
"Kürek, gerçek dostluğu öğreten bir spor"
Ailelere çocuklarını kürek sporuna yönlendirmeleri çağrısında bulunan Ertürk, branşın en önemli özelliklerinden birinin ekip ruhu olduğunu söyledi.
Kürek sporunun kendisine uzun yıllar süren dostluklar kazandırdığını anlatan Ertürk, "Bizimki takım sporu değil, ekip sporu. Biz birbirimiz olmadan olmuyoruz ve bu dostluğu, paylaşmayı, arkadaşlığı, gerçek dostluğu öğreten bir spor." ifadelerini kullandı.
Kürek sporunun yurt dışında eğitim ve burs imkanları açısından da önemli fırsatlar sunduğunu aktaran Ertürk, Türk sporcuların bu imkanlardan daha fazla yararlanmasını istediklerini dile getirdi.
Ertürk, Türkiye'de de kürek sporunun daha geniş kitlelere ulaşabileceğine inandığını belirterek, "Ben bunun gerçekten yapılabilir olduğuna inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
